STAR 2 Geliyor ! Star 2 Ne zaman Yayında? Star 2 Turksat Frekansı

STAR 2 Geliyor ! Star 2 Ne zaman Yayında? Star 2 Turksat Frekansı

Türk Telekom Mobil Avea AHLAN Tarifesine Herkes Geçebiliyormu?Ahlan Avea Tarifesi Özellikleri

Türk Telekom Mobil Avea AHLAN Tarifesine Herkes Geçebiliyormu?Ahlan Avea Tarifesi Özellikleri

En güncel ücretsiz free Nisan 2017 iptv adresleri

En güncel ücretsiz free Nisan 2017 iptv adresleri

Sony Çocuk Kanalı 22 Nisanda Türksatta Yayında? Sony Çocuk Türksat Frekansı Burada

Sony Çocuk Kanalı 22 Nisanda Türksatta Yayında? Sony Çocuk Türksat Frekansı Burada

Next Ve Next Star Serileri NİSAN 2017 Güncel Softcam Dosyaları

Next Ve Next Star Serileri NİSAN 2017 Güncel Softcam Dosyaları

Atlar, Evrimin En Büyük Sorularından Birine Cevap Bulmamızı Sağlıyor
  • Ana Sayfa » Bilim
  • 16 Şubat 2017 - 21:12:37
Atlar, Evrimin En Büyük Sorularından Birine Cevap Bulmamızı Sağlıyor

Yaşam, yaklaşık 600 milyon yıldır değişen dünyamıza uygunluk göstererek devam ediyor. Gezegenimizin her köşesi, neredeyse akla gelebilecek her yer bitki ve hayvan çeşitliliği ile doludur. Çevresel değişimler ve kitlesel yok oluşlar; hayatta kalma mücadelesi veren organizmalar için yeni evrimsel fırsatlar ortaya çıkarmaktadır. Peki, organizmalar bu fırsatları nasıl yakalıyor? Yeni oluşan çevrenin baskısına bir cevap olarak […]


Yaşam, yaklaşık 600 milyon yıldır değişen dünyamıza uygunluk göstererek devam ediyor. Gezegenimizin her köşesi, neredeyse akla gelebilecek her yer bitki ve hayvan çeşitliliği ile doludur. Çevresel değişimler ve kitlesel yok oluşlar; hayatta kalma mücadelesi veren organizmalar için yeni evrimsel fırsatlar ortaya çıkarmaktadır.

Peki, organizmalar bu fırsatları nasıl yakalıyor? Yeni oluşan çevrenin baskısına bir cevap olarak canlılar yeni özellikler mi geliştiriyor ya da canlılar zaten doğru adaptasyonlarla evrimleştikleri için yeni habitatlara geçiş mi yapabiliyorlar? Evrimsel çalışmaların büyük çoğunluğu ilk düşünceyi doğruluyor. Ancak, alanındaki son araştırma olma özelliğine sahip atların gelişimi üzerine yapılan yeni bir araştırma; bu “yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan” durumuna bir cevap üreteterek olayın daha da karmaşık olabileceğini ortaya koyuyor.

Bir organizmanın yeni bir habitatta hayatta kalma şansı, bölgenin biyolojik ve çevresel koşullarına ve bunların organizmanın temel gereksinimleriyle (ekolojik nişi) uyumlu olup olmadığına göre yönetilir. Eğer bu koşullar uygun uygun ise, canlı yaşamını devam ettirebilir, adapte olabilir ve gelişme gösterebilir. Canlının ekolojik nişi ne kadar özelleşirse, yeni bir çevreye taşınması da o kadar zorlaşır.

Örneğin, kral kelebeklerinin tırtılları neredeyse tamamen ipekotu üzerinde beslenir. Bu hayati besin kaynağının bulunmadığı bir habitatta bu tırtılların başarılı bir biçimde koloni kurmaları hayal etmesi son derece zor bir durumdur. Bir başka nokta ise, bir organizmanın yeni bir çevrede hayatta kalabilmesi, o çevreye mutlaka ulaşabileceği anlamına gelmez. Örneğin, kutup ayılarının Kuzey Kutbu’ndan Antarktika’ya doğal olarak yayılması pratik olarak imkansızdır.

Canlıların yeni çevreler ve ekolojik nişlerde yaşamı mümkün kılan yeni özelliklerle nasıl evrimleştiklerine dair kavrayışımızın çoğu adaptif yayılım çalışmalarına dayanmaktadır. Adaptif yayılım, organizmaların ortak bir atadan hızlı bir biçimde birden fazla farklı forma ayrıldığı evrimsel bir süreçtir. Adaptif yayılıma dair sayısız örnek söz konusudur: Galapagos Adaları’ndaki Darwin ispinozları, Doğu Afrika göllerindeki ciklet balıkları (cichlid fish) ve Karayip Adaları’ndaki Anolis kertenkeleleri gibi.

Bu tür araştırmalardan, adaptif yayılım, öncelikle; çevresel koşullar değiştiğinde türün gelişme şansı olan ekolojik fırsat tarafından yönlendirildiği gösterilmiştir. Daha az rakip veya avcı olan bir toplu yok oluş olayı sonrasında boş bir nişi doldurmak veya yeni bir kaynaktan avantaj elde etmek bu fırsatlara örnek olarak gösterilebilir.

Hayvanlar ve bitkiler bu ekolojik fırsatlardan istifade ettikçe, yeni çevrelerine uyum sağladıkları için onlarda hızlı fiziksel değişimler bekleriz. Fırsatlar tükendikçe, değişim hızında da zamanla yavaşlama görülür. Araştırmalar varsayımlarımızın geçerliliğini sorgulamaya başlamasa da, bu tahmin, evrim araştırmalarının büyük bir kısmının temelini oluşturmuştur.

Atların Evrimi

Atların evrimi, fosil kayıtlarıyla oldukça iyi bir biçimde belgelenmiştir ve evrimsel başarının özellik evrimine nasıl bağlandığına dair klasik bir örnektir. Geçen 50 milyon yılı aşkın sürede, atlar, köpek büyüklüğünde bir orman sakininden bugün bildiğimiz modern hayvanlara evrimleşmiştir.

Bu süreç boyunca, atlar, otlamaya uyum göstermiş dişlerden tutun da hız için gerekli toynaklar geliştirmesi gibi sayısız çevresel avantajı biriktirmiştir. Her ne kadar, bugün bu adaptif yayılımdan gelen yalnızca yedi tür (at, eşek, bayağı zebra, dağ zebrası, Grevy zebrası, Tibet atı ve yaban eşeği) olsa da, nesli tükenmiş yüzlerce türün fosilleri ortaya çıkarıldı.

Görsel: “Just a little horse.” / Mauricio Antón

Şimdi ise, Science‘da yayımlanan yeni bir araştırma; at evriminin son 18 milyon yılına odaklanıyor ve yeni at türlerinin kökeninin hızlı fiziksel değişimlerle bağlantılı olup olmadığını sorguluyor. Beklendiği gibi, yeni ekolojik fırsatlar oluştuğunda at evrimi çeşitlilik patlamaları gördü. Bu fırsatlar; atların daha büyük ve daha çeşitli populasyonlarının devam edebildiği anlamına gelen artan besin erişimini içeriyor.

Atların istifade ettiği bir diğer ekolojik fırsat ise, Afrika’dan Sibirya’ya göç edebilmeleridir. Atlar buradan, Avrupa, Asya, Kuzey Afrika ve Orta Asya’da kolonileşebilmiştir.

Fakat fosil kayıtları, at çeşitliliğindeki bu patlamaların; vücut büyüklüğü ve diş şekli gibi yeni fiziksel özelliklerin hızlı evrimini ortaya çıkarmadığını gösteriyor. Atlar, muhtemelen Amerika’daki benzer çayır yaşam alanlarına adapte oldukları için değişmeye ihtiyaç duymadılar.

Farklı bölgelerdeki modern at türlerini ayıran fiziksel özellikler daha sonradan evrimleşmiştir. Bu özelliklerin, uç düzeydeki çevresel koşulara ve kaynak erişilebilirliğindeki değişimlere dair kısa vadeli cevapların bir sonucu olması muhtemeldir.

Bu son araştırmanın sonuçları, yeryüzündeki en başarılı memeli soylarından birinin evrimsel geçmişine dair kavrayışımızı geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda da organizmaların, çevrelerine ne zaman ve neden uyum gösterdiklerine ilişkin bilgimizi  daha da genişletiyor. Evrimin “hangisi önce gelir” sorusu söz konusu olunca, cevap muhtemelen her ikisi oluyor.


Kaynaklar ve İleri Okuma:

Science. “Decoupled ecomorphological evolution and diversification in Neogene-Quaternary horses.” http://science.sciencemag.org/content/355/6325/627
– Monarch Joint Venture. http://monarchjointventure.org/images/uploads/documents/MilkweedFactSheetFINAL.pdf
– American Museum of Natural History. “The Evolution of Horses.” http://www.amnh.org/exhibitions/horse/the-evolution-of-horses/
– The American Naturalist. “Adaptive Radiation, Ecological Opportunity, and Evolutionary Determinism.” http://www.journals.uchicago.edu/doi/pdfplus/10.1086/652433
– Science.“Contingency and Determinism in Replicated Adaptive Radiations os Island Lizard.” http://www.ichthus.info/Evolution/DOCS/Replicated-evolution-01.pdf
– Proceedings of the Royal Society of London B: Biological Sciences. “African cichlid fish: A model system in adaptive radiation research.” https://www.researchgate.net/publication/6938718_African_cichlid_fish_A_model_system_in_adaptive_radiation_research
– American Scientist. “Adaptive radiation of Darwin’s finches: Recent data help explain how this famous group of Galapagos birds evolved, although gaps in our understanding remain.” http://www.blc.arizona.edu/courses/schaffer/182h/grantsciamer.pdf
– Dunning, L. “How the horse can help us answer one of evolution’s biggest questions.” https://theconversation.com/how-the-horse-can-help-us-answer-one-of-evolutions-biggest-questions-72767




Bilim Fili Sitesindeki Bu Haberin Orijinaline Ulaşmak İçin Tıklayınız

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz
Yandex.Metrica haberler haberler