İnsanlar Soğuk İklimlere Adapte Oldukça Migren Ağrısı Geliştirme Riski Arttı

İnsanlar Soğuk İklimlere Adapte Oldukça Migren Ağrısı Geliştirme Riski Arttı

Yerli baz istasyonu ULAK resmen hizmete girdi

Yerli baz istasyonu ULAK resmen hizmete girdi

Yaşanabilir Bölgedeki Ötegezegenler Arasında da “Kartopu” Dünyalar Olabilir

Yaşanabilir Bölgedeki Ötegezegenler Arasında da “Kartopu” Dünyalar Olabilir

PlayStation 5 ne durumda?

PlayStation 5 ne durumda?

Yeni iPhone'lar hızlı şarj adaptörüyle geliyor

Yeni iPhone'lar hızlı şarj adaptörüyle geliyor

Yerküre 2050'de 6 derece daha ısınabilir
Yerküre 2050'de 6 derece daha ısınabilir

Dünya Kaynaklar Enstitüsü (WRI) Türkiye Sürdürülebilir Şehirler Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Danış, sera gazı emisyonlarının yüzde 70’inin kent kaynaklı olduğunu ve bu yüksek oranın başlıca nedenleri arasında, bina verimliliğinin düşük olması, ulaşım türleri ve kent sakinlerinin tüketim alışkanlıklarının sayılabileceğini belirterek, “Eğer bunları değiştirmezsek son 100 yılda 1 derece ısınmış olan yerküremiz 2050 yılına geldiğimizde […]


Dünya Kaynaklar Enstitüsü (WRI) Türkiye Sürdürülebilir Şehirler Yönetim Kurulu Başkanı , sera gazı emisyonlarının yüzde 70’inin kent kaynaklı olduğunu ve bu yüksek oranın başlıca nedenleri arasında, bina verimliliğinin düşük olması, ulaşım türleri ve kent sakinlerinin tüketim alışkanlıklarının sayılabileceğini belirterek, “Eğer bunları değiştirmezsek son 100 yılda 1 derece ısınmış olan yerküremiz 2050 yılına geldiğimizde 6 derece daha ısınacak.” dedi.

Danış, 5. Yaşanabilir Şehirler Sempozyumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, şu anda 7,6 milyar olan dünya nüfusunun yarısının kentlerde yaşadığını, 2050’ye kadar 2,5 milyar insanın daha kentlere göç etmesinin beklendiğini ifade etti.

değişikliğiyle mücadelede önem taşıyan sera gazı emisyonlarının büyük bölümünün kent kaynaklı olduğuna dikkati çeken Danış, şöyle devam etti:

“Sera gazı emisyonlarının yüzde 70’inin kent kaynaklı olduğunu biliyoruz. Bu yüksek oranın başlıca nedenleri arasında kentlerde bina verimliliğinin düşük olması, tercih edilen ulaşım türleri, gelişme modelleri ve hatta kent sakinlerinin tüketim alışkanlıklarını sayabiliriz. Eğer bunları değiştirmezsek son 100 yılda 1 derece ısınmış olan yerküremiz 2050 yılına geldiğimizde 6 derece daha ısınacak. İmzalanan Paris Anlaşması ile taraflar halen 1 derece artmış yerkürenin sıcaklığındaki yükselişin, bu yüzyılın sonuna kadar 2 dereceyi aşmamasını karara bağladı, hatta 1,5 derecede tutulması hedefi vurgulandı. Türkiye dahil olmak üzere 170’den fazla ülke, kentlerin yaşanabilirliğini ve sürdürülebilirliğini artırmak için 2030 yılına kadar iklim, kentleşme ve yol güvenliği gibi konularda net hedefler koyan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, Brezilya Yol Güvenliği Deklarasyonu ve COP 21 Paris Antlaşması’na imza attı. Ne var ki karar verici ve uygulayıcıların kentlerimizi inşa etme ve yönetme biçimlerini ve ayrıca biz kentliler de birey olarak yaşama şeklimizi değiştirmedikçe, bu hedeflere ulaşmamız mümkün görünmüyor. Bu nedenle geleceğimizi şekillendirmede hepimize önemli roller düşüyor.”

“Yılda 9 milyon insan kirlilikten ölüyor”

WRI Avrupa Ortaklıkları Yöneticisi Janneke de Vries de sempozyum kapsamında Özyeğin Üniversitesi Enerji, Çevre ve Ekonomi Merkezi Direktörü Prof. Dr. Pınar Mengüç moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Geleceğin Şehirleri” oturumunda, dönüşüm anlamında çok önemli bir süreçte olunduğunu bildirdi. Vries, iş yapma yöntemleri değiştirilmediği takdirde gezegenin daha kötü etkileneceğini söyledi.

İstanbul’da hava kirliliğinin Dünya Sağlık Örgütü hava kalitesi standardının üzerine çıktığına işaret eden Vries, “Hava, toprak ve su kirliliğinden her yıl dünya genelinde 9 milyon insan ölüyor. Bu artık değişmek zorunda.” ifadesini kullandı.

Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 80’inin şehirlerde üretildiğini belirten Vries, tüm kalkınma hedeflerinin şehirlerle bağlantısı olduğunu ve yaşanan değişimlerin fırsata çevrilmesi gerektiğini vurguladı.

Vries, şehirlerdeki nüfus artışının önemine dikkati çekerek, “2050’de dünya nüfusu 9 milyar olacak. Günde 274 bin kişi önümüzdeki 30 yıl içinde şehirlerde yaşamaya başlayacak, yani dünya nüfusunun yüzde 70’i. Yüzde 80’i şehirlerde üretilen gayrisafi yurt içi hasılanın büyümesi, yoksulluğun azalması demek. O yüzden, şehirler değiştirilmeli, dönüştürülürken çözümler bulunmalı. Burada, siyasi irade ve iyi iş senaryolarıyla herkesin iş birliği içinde çalışması gerekiyor.” dedi.

“Avrupa’da yolda en uzun zamanı İstanbullular geçiriyor”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi verilerine göre, artan nüfusuyla dünyanın 7’inci büyük kenti olan İstanbul’da, ulaşıma ayrılan bütçe 2,5 kat büyürken, en büyük artış raylı sistem daire başkanlığında görülüyor. İstanbul’da tüm yolculukların yüzde 47’si toplu taşıma, yüzde 38’i kişisel araç ve yüzde 15’i servisle yapılıyor.

Bu arada İstanbul, trafiği en sıkışık şehirler arasında 3’üncü sırada bulunuyor. Aynı zamanda, Moovit 2016 Global Şehirler Toplu Taşıma Raporu’na göre, İstanbul ortalama 91 dakikayla Avrupa’da en uzun zamanın yolda geçirildiği kent durumunda bulunuyor. En fazla durakta beklenilen şehirler sıralamasında İstanbul ortalama 19 dakika ile Roma ve Los Angeles’tan sonra 3’üncü sırada yer alıyor. En az durakta beklenilen şehirler ise 10 dakika ile Barselona ve Berlin.

Kaynak: AA



teknokulis sitesinindeki bu haberin kaynagına ulaşmak için tıklayınız

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz
Yandex.Metrica haberler haberler